İran’da ‘başörtüsü’ katılaştı, kadınlar vazgeçmedi

İran’da polis gözetimi altında öldürülen Mahsa Amini’nin ardından Eylül 2022’de başlayan protestolar sürüyor. Son olarak İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, zorunlu başörtüsü kuralına aykırı hareket edenlerin müsamaha gösterilmeden cezalandırılacağını söyledi.

İran İçişleri Bakanlığı da önceki gün bir bildiri yayımlayarak İslam cumhuriyetinin başörtüsü konusunda herhangi bir geri adım atmayacağı duyurdu. Bildirinin ayrıntılarını ve ülkedeki protestoların gidişatını Medeniyet Üniversitesi’nden İran uzmanı Gizem Aslantepe, Cumhuriyet’e anlattı.

EYLEMLERİN SONUÇLARI AĞIR

Protestoların dozunun ve şeklinin değiştiğini belirten Aslantepe, büyük sokak gösterilerinin yerini işçi grevlerine ve bireysel eylemlere bıraktığını söyledi. Bu durumun kadınların öne çıkmasına neden olduğunu kaydeden Aslantepe, “Sokaklarda başörtüsü olmadan gezen, alışveriş yapan, dans eden kadınların sayısı hiç de öyle azımsanacak cinsten değil. Ciddi bir cesaret örneği olduğunu düşündüğüm bu eylemlerin sonuçları da zaman zaman ağır oluyor” dedi. Hemşire Meryem Bani Rezi örneğini veren Aslantepe, “Zorunlu başörtüsüne uymadığı için Meryem’e 8 aydan fazla hapis, 148 kırbaç ve diğer ek cezalara çarptırıldı. Meryem gibi kadınların sayısı artmasın diye de içişleri bakanlığı harekete geçti” diye konuştu.

Rafsancan Cuma İmamı Asgar Askeri, önceki gün verdiği hutbede “Zorunlu başörtüsü uygulamasına tam anlamıyla uyulmalı. Yetkililer önlem almazsa biz harekete geçeceğiz ve tarihi yerleri mühürleyeceğiz” dedi. Aslantepe, Askeri’nin sadece “İranlı kadınların değil İran’ı ziyarete gelen turist kadınları da hedef aldığını” söyledi.

(Gizem Aslantepe)

Milletvekili Hüseyin Celali de önceki gün parlamentoda “İffet ve Başörtüsü Planı”ndan bahsetti ve zorunlu başörtüsü uygulamasını reddeden kadınların pasaport ve ehliyetlerine el konulacağını açıkladı. Uygulamaya sanal ortam dahil neredeyse kadınların bulunduğu tüm sosyal alanlarda dikkat edileceğini bildirdi. Celali, karara uyulmaması halinde kademeli olarak cezaların artacağını ve beşten fazla ihlal edilmesi durumunda kişinin adli mahkemelerce de yargılanabileceğini ifade etti.

SIKI TEDBİRLER

İran İslami Şura Meclisi Üyesi Hüseyinali Hacı Deligani de bildiriye ilişkin açıklama yaparak “Toplumda iffet ve başörtüsü konusunda dindarların kaygılarına cevap verecek şekilde ve yargıdaki boşlukların giderilmesi için mevzuat ve denetim açısından gerekli tedbirleri alacağız” dedi.

‘BİR SÜRE DAHA MÜCADELE GEREKECEK’

İçişleri bakanlığının bildirisinin içeriği özetle şöyle:

  • Dini ilke, kanun ve kaideler ile geleneksel değerlerde herhangi bir gerileme yaşanmadığı ve yaşanmayacağı, şeriat gereği başörtüsünün tartışmasız bir dini gereklilik olarak İran İslam Cumhuriyeti’nin her zaman pratik ilkelerinden biri olacağı vurgulandı.
  • “Beyaz Çarşamba” ve “İnkılap Meydanının Kızları” gibi başörtüsünü reddeden protest kadın oluşumları İran’ı içeriden çökertmeyi hedefleyen dış mihrakların maşaları olarak görülürken düşmanın bu yolla fitne çıkarmaya çalıştığı ifade edildi.
  • Başörtüsünün dini bir gereklilik olmasının yanı sıra başörtüsüzlüğün esasen “aile kurumuna” ve “İran toplumunun yapısına” tehdit oluşturduğu ileri sürüldü.
  • Geçtiğimiz aylarda İranlı kadınların ezici çoğunluğunun başörtüsünü koruma içgüdüsyle hareket ettiği iddia edildi.
  • Genç neslin başörtüsü konusunda “ikna edilmesi” gerektiğine dair bir not düşüldü.

Bildirinin işaret ettiğini mesajlarını anlatan Aslantepe, şunları söyledi:

“Tahran, mevcut siyasi konjonktürün değişmesi ve protest havanın yavaş yavaş dağılmasıyla birlikte normalde vermesi beklenen imtiyazları da vermekten vazgeçti. Tansiyon düştükçe protestocuların eli zayıfladı. Öyle gösteriyor ki bu durum İranlı kadınların uzun bir süre daha zorunlu başörtüsü uygulamasına karşı mücadele etmesini gerektirecek.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir